1. hikâye · 8 Temmuz 2024
Arena I — Gladyatör
Hareket eden bir zeminde, yüzleri bulanık rakiplere karşı verilen son bir mücadele ve ardından gelen uyanış üzerine kısa bir hikâye.
Tek ayağı üzerinde diz çökmüş, kılıcından destek alarak yeniden doğrulmaya çalışıyordu. Nefesinin sonuna geldiğini hissediyordu. Ölüm için haykıran kalabalık bağırmaz olmuş, pür dikkat izliyordu. Yağmur bir süredir tuzlu olarak yağıyordu. Karşısındaki diğer gladyatörlerin yüzünü seçemez olmuştu, sanki yüzlerinin olması gereken yerde yalnızca bulanıklık vardı. Arenaya adım attığı andan beri zeminin sanki ayağını kaydırmak istercesine hareket ettiğini düşünüyordu ama zaten bir süredir bu duyguyla yaşadığı için bu durumu garipsememişti. Ancak karşısındaki yüzlerin arenaya adım attığı ilk andan beri bulanık olup olmadığından emin olamıyordu. Aldığı yaralar ve yorgunluğu iyiden iyiye tükenmesini sağlamış, aklını karıştırıyordu. Onu yutmaya çalışan kumlara rağmen son bir gayretle doğrulmayı başardı ve yere düşmüş olan kalkanını aldı. Yalnızca kısa bir an öncesinde ölüm isteyen bu maskeli kalabalığın şimdi maskelerinin altlarından süzülmekte olan gözyaşlarını görebiliyordu. Başarmıştı, ama ne uğruna? Gayretini toplayıp kendisine en yakın duran rakibinin üzerine atıldı. Yalnızca bir kılıç darbesi yeterli olmuştu, rakibi karanlık bir ruha dönüşmüş ve yok olmuştu. Kendisine bir an bile düşünme fırsatı vermeden diğer iki rakibini de kılıçtan geçirdi ve aynı şekilde diğer rakipleri de karanlık bir biçim alarak yok oldular. Tek düşünebildiği biraz dinlenmek olduğu için kralın olduğu tribünün önüne giderek kuşandıklarını bıraktı ve dizlerinin üzerine çöktü. Kralın tepkisini beklerken bir yandan da biraz önce savaştığı rakiplerini düşünüyordu. Yüzlerinin olmaması ve öldürüldükten sonra karanlık bir biçim alıp yok olmaları ne anlama geliyordu? Birden kralın olması gereken yerde olmadığını gördü ve uykusundan uyandı.