Konuşma metni · 27 Aralık 2025

Liderlik, Yalom ve Kendine Liderlik Etmek

Bu metin, bir liderlik eğitimi için hazırladığım ve sunum sırasında birebir yüksek sesle okuduğum konuşma metnidir.

Irvin Yalom’un varoluşçu yaklaşımıyla liderliğin kesiştiği yere dair kısa bir deneme.

Şimdi…

Bugün liderlikle ilgili biraz daha farklı bir yerden konuşmak istiyorum.

Genelde liderliği yetkiyle, ünvanla ya da sadece yön vermekle ilişkilendiriyoruz. Ama artık günümüzde liderlik bambaşka bir yere evrildi.

Daha çok insanın özüne, varoluşuna dokunan bir hâl aldı. Ve bunu yapabilmek için… önce kendi özüne dokunması gerekiyor.

Tam bu noktada Irvin Yalom devreye giriyor.

Neden Irvin Yalom?

Yalom, varoluşçu psikoterapinin en önemli isimlerinden biri.

Onu özel yapan şey; insanı tekniklerle değil, anlam, özgürlük, sorumluluk ve ilişki üzerinden anlatıyor olması.

Ve bugün görüyoruz ki, bu alanlarda güçlü olan kişiye zaten “iyi lider” diyoruz.

Yani neden Yalom?

Çünkü liderlik — en önce — insanın kendine liderlik etmesiyle başlıyor.

Yalom’un Temaları ve Liderlik Pratikleri

Yalom, insanın dört temel varoluşsal kaygısından bahseder:

  • ölüm
  • özgürlük
  • yalıtım
  • anlamsızlık

Bugün bunların liderlikle en doğrudan ilişkili olan terapötik yüzlerini konuşacağız:

  • özgürlük
  • sorumluluk
  • anlam arayışı
  • ilişki

1) Özgürlük

Yalom’a göre insan özgürdür; her an seçimler yapar. Ve insanın en büyük kaygılarından biri de bu özgürlüğün getirdiği belirsizliktir.

Liderlikte bunun karşılığı çok tanıdık bir şeydir:

Belirsizlik içinde karar verebilmek.

Yani özünde liderlik, en doğru kararı vermek değil; karar verebilme cesaretini gösterebilmektir.

2) Sorumluluk

Yalom’a göre özgürlük, beraberinde sorumluluğu da getirir. İnsan seçim yaptıkça, o seçimin sonuçlarını da sahiplenmek zorundadır.

Yalom, değişimin en önemli koşulunun kişinin kendi hayatındaki seçimlerin sorumluluğunu alması olduğunu söyler.

Yani ancak kişi; kendi davranışını, kendi etkisini, kendi payını sahiplenmeye başladığında gerçekten iyileşebilir.

Liderlikte de en önemli şey; verilen kararın, seçilen yolun ve ortaya çıkan sonucun sorumluluğunu üstlenebilmektir.

Çünkü sorumluluk alan lider güven verir.

Bu güven duygusu da hem iletişimi hem performansı doğrudan etkiler.

Yani Yalom’un terapide iyileşmeyi başlatan o sorumluluk teması, liderlikte de güvenin temelini oluşturur.

3) Anlam Arayışı

Yalom’a göre insan, hayatın temel gerçeklerinden biri olan anlamsızlıkla yüzleşir. Ve bu yüzleşme, insanı doğal olarak anlam arayışına yöneltir.

İnsan yaptığı şeyin ardındaki “neden”i göremezse içsel bir boşluk hisseder.

Bu sadece terapide değil, iş hayatında da aynıdır.

Bir ekip, yaptığı işin gerçekten neye hizmet ettiğini gördüğünde motivasyon kendiliğinden artar.

Çünkü görev vermek kolaydır; anlam vermek liderliktir.

Lider, ekibine sadece “ne” yaptıklarını değil, bunun neden önemli olduğunu gösterebildiğinde; insanlar işi bir görev olarak değil, bir katkı olarak görmeye başlar.

Yani Yalom’un anlam teması şunu söylüyor:

İnsan bir “neden”e bağlandığında güçlenir — terapide de, liderlikte de.

4) Yalıtılmışlık – İlişki ve Bağ Kurma

Yalom’a göre insan, varoluşun kaçınılmaz bir gerçeği olan yalnızlıkla yüzleşir.

Bu yalnızlık her zaman oradadır; insanın temel deneyiminin bir parçasıdır.

Ama bu yalnızlık, bir başkasıyla kurulan sahici ilişki sayesinde hafifler ve dönüşür.

Yalom bunu çok net söyler:

“İyileştiren şey teknik değil, ilişkidir.”

Liderlikte bunun karşılığı, ekibin kendini gerçekten görülmüş ve duyulmuş hissetmesidir.

Bir lider bu hissi ilişki yoluyla verebildiğinde psikolojik güven oluşur.

Psikolojik güven ise açıklığı, iş birliğini ve performansı doğrudan güçlendirir.

Bu yüzden Yalom’un ilişki vurgusu, liderlikte bir beceri değil; ekipleri bir arada tutan iyileştirici bağdır.

Küçük Bir Durup Düşünme

Burada size küçük bir soru sormak istiyorum:

“İlk hafta yazdığımız temel değerleri hatırlıyor musunuz?”

Bir an düşünün…

Sizin listenizin en üstünde neler vardı?

Benim listemde; iletişim, güven, özgünlük, adalet ve katkı gibi değerler vardı.

Yalom’un temalarına baktığımda şunu fark ettim:

Bu değerlerin hepsi, Yalom’un varoluşçu yaklaşımının farklı birer yüzü aslında.

  • İletişim → ilişki
  • Güven → sorumluluk ve bağ
  • Özgünlük → özgürlük
  • Adalet → anlam ve tutarlılık
  • Katkı → iyileştirici ilişki

Kısacası, o gün değerlerimizi yazarken, liderlik için gereken varoluşçu temeli farkında olmadan zaten tarif etmişiz.

Özetle…

Yalom, insanın dört varoluşsal kaygısından bahseder: ölüm, özgürlük, yalıtılmışlık ve anlamsızlık.

Biz bugün bunların liderlikle en çok kesişen yüzlerini konuştuk: özgürlükle birlikte gelen sorumluluk, anlamsızlık karşısında anlam arayışı ve yalıtılmışlık karşısında ilişki ve bağ kurma.

Ve iyi liderliğin tam da bu alanlarda şekillendiğini görüyoruz:

  • belirsizlikte karar verebilmek,
  • sorumluluk alabilmek,
  • işin “neden”ini gösterebilmek,
  • ve insanlarla güven ilişkisi kurabilmek.

Sonuç olarak…

Yalom bize şunu hatırlatıyor:

Liderlik önce kendine liderlik etmekle başlar.