2. deneme · 20 Ocak 2025
Ölüm ve Yaşam
Ölüm fikrinin insanı nasıl esirgeyebildiği; yaratmak, hizmet etmek ve kendini gerçekleştirmek üzerine.
- Evet, nerede kalmıştık?
- Ölüm ve Yaşam
- Doğru. "Fiziksel ölüm bizi yok etse de ölüm fikri bizi esirger." Bu cümle üzerinde düşünmeni isteseydim ne söylerdin?
- Bir bakalım, öldüğümüzde elbette öleceğiz evet ama ölümlü olduğumuz gerçeğinin aslında özgürleştirici olduğunu söylerdim, yani şöyle; Ölümlü olduğumuzun gerçek anlamda farkındalığına varmak bizi geçmişle ilgili pişmanlıklarımızdan ve gelecekle ilgili kaygılarımızdan korur ve içinde bulunduğumuz an'ın tadına varabilmemizi sağlar.
- Yani ölümlü olduğumuzun bilincinde olmanın bizi pişmanlıklardan ve kaygılardan özgür kılacağını söylüyorsun, doğru mu anladım? Başka?
- Sanırım benden bu kadar, peki sen ne söylerdin?
- Ben ölüm fikrinin esirgeyiciliğini tırtılın ördüğü kozaya benzetirdim. Ölümlü olduğumuzun gerçek anlamda bilincine varmanın, insana, tırtılın kozada geçirdiği metamorfoza benzer bir dönüşüm geçirttiğini düşünüyorum. Bu dönüşümün sonunda insan tıpkı bir kelebek gibi özgürlüğüne uçmaya hazır hâle geliyor.
- Çok güzel! Peki ya ölüm kaygısı? İnsanlar neden ölmekten bu kadar çok korkuyorlar sence?
- Bu konuda Schopenhauer'ı hatırlayalım, "Ölüm kaygısı, kendini gerçekleştirmenin en çok olduğu yerde en az bulunur" demişti. Müsaadenle ben bu cümleyi şu şekilde değiştirmek istiyorum: "Ölmekten en çok korkanlar aynı zamanda yaşamaktan en çok korkanlardır." Peki senin için kendini gerçekleştirme ne ifade ediyor?
- Yaratım ve özgecilik sanırım. İnsan yarattığı ve özgeci olduğu ölçüde kendini gerçekleştirmiştir. Montaigne'i hatırlarsak eğer, başkasına yardım eden insanın aslında kendine yardım ettiğini, yardım gören insanın ise, borçlunun alacaklısına duyduğu duyguları beslediğini söylüyordu.
- Güzel bir yaklaşım. Peki ya yaratım?
- En çok tüketen insanın aynı zamanda en çabuk tükenecek olan insan olduğuna inanıyorum. Biliyorsun ki insan beyninin yaradılışında sürekli devinim görmek var. Bundan binlerce yıl önce Marcus Aurelius üretken olmayan bireylerin doğanın düzenine karşı geldiklerini düşünüyordu. Ya da Rollo May yaratıcılığı insanın hem kendisiyle hemde dünyayla olan ilişkisinde yeni bir anlam yaratma şekli olarak görüyordu.
- Peki ya yaratım tam olarak senin için ne anlam ifade ediyor? Yani bir insan ne yaparsa yaratmış oluyor?
- Günlük hayattaki her türlü üretim (bir sorun çözmeden tutalım da basit bir düşünceye kadar) benim için yaratım anlamına geliyor. Bu üretim başka bir insana olumlu anlamda dokunduğu noktada da başka bir anlam ve boyut kazanıyor ve insanı varoluşsal anlamda tatmin etmeye başlıyor. Bu konuyu biraz daha uzaklardan bir örnek ile derinleştirmek istersek eğer; bir Hindu felsefi geleneği olan Vedanta'ya göre insan hizmet ederek egosunu aşar, sevgi ve birlik bilincini geliştirir. Bu yüzden de Vedanta'ya göre hizmet, insanın hem kendisi hemde dünya için en yüksek idealdir. Aynı şekilde tüm dünya dinlerinin en yüksek ideallerinin de diğer insanlara karşılık beklemeden hizmet etmek olduğunu söyleyebiliriz.
- Özgecilikle ilgili çok güzel bir örnek verdin. O zaman bir sonraki sohbetimizin konusunu seçtiğimizi söyleyebilir miyiz?
- Kesinlikle, bakalım bu konu bizi nerelere sürükleyecek.