Hikâye ·
Arena IV — Ara
Yağmur altında yürüyen bir çiftin, tartışmalarına verdikleri kısa bir arada geçmişteki yakınlıklarını yeniden hatırladıkları kısa bir hikâye.
Birdenbire bastıran yağmur hazırlıksız yakalamıştı. Ceketini eşine siper ederek hızla yürümeye başladılar. Biraz da iyi olmuştu doğrusu. Yine bir tartışmanın ortasındalardı. En azından artık bastıran yağmur sayesinde bir süre de olsa tartışmaya ara verebilirlerdi. Eskiden yağmur altında yaptıkları dansları, ıslanmayı dert etmeden yavaş yavaş anın tadını çıkardıkları günleri hatırladı. Şimdiyse yapabildiği tek şey ceketiyle sevdiği kadının ıslanmasını engellemeye çalışmaktı. Bu değişimin hangi noktada gerçekleştiğini anımsayamadı. Bir anlığına önündeki binanın üst katındaki adam dikkatini çekti. Karanlık olduğu için adamın yalnızca silüeti gözüküyordu ama adamın hareketleri çok net bir şekilde okunabiliyordu. Önce elini yağmura doğru uzattığını gördü. Sonra da elini ağzına doğru götürdüğünü. Ardından omuzlarının gevşediğini, sanki adamın uzun bir aradan sonra ilk kez rahatladığını gördü. Yağmura ne kadar farklı anlamlar yüklenebildiğini düşündü. O sırada kadın ona biraz daha sokuldu. Kadına dönüp sordu:
- "Üşüyor musun?"
Kadınsa adamın yüzüne sevgi dolu bir gülümsemeyle baktı:
- "Hayır, sen yanımdayken üşümüyorum."
Adam biraz daha sıkı bir şekilde sardı kadını. O anda anlaşmazlık yaşadıkları konu da, istemeden söyledikleri o kırıcı sözler de, gitmeye çalıştıkları yer de tüm önemini yitirmişti. En azından, ikisi de öyle olmasını umuyordu.