Hikâye ·

Arena X — Seyirci

Bir kalabalığın içinde kendini bulan bir kadının, herkesle birlikte istediği şeyi neden istediğini sorgulamaya başladığı kısa bir hikâye.

Gözlerini açtığında kendisini tanımadığı bir kalabalığın içinde buldu. Bir an çevresine bakındı. Aşağıda savaşan gladyatörleri ve yağmur altında çamura bulanmış arena zeminini gördü. Birden kalabalığın "Ölüm!" diye bağırmaya başladığını duydu. Çok değil, yalnızca birkaç saniye sonra o da kalabalığa dâhil olmuş, "Ölüm!" diye bağırmaya başlamıştı.

Bir süre daha kalabalıkla birlikte arenayı izledikten sonra gladyatörlerden birinin yere düştüğünü gördü. O anda kalabalık daha da coştu. Kadın bir an durdu. Yanındakine baktı; yüzünü göremedi. Diğer yanına baktı; onun da yüzünde maske vardı. O anda kendi yüzünde de bir maske olduğunu fark etti.

Ne yapıyordu böyle? Ne zaman onlardan biri olmuştu?

"Neden onun ölmesini istiyorum?" diye sordu kendisine.

Ayağa kalktı.

- "NEDEN ONUN ÖLMESİNİ İSTİYORUZ?" diye bağırdı.

Ölüm için haykıran kalabalık bir anlığına sustu. O anda bütün maskelerin kendisine döndüğünü hissetti.

O sırada gladyatör tek dizinin üzerine çökmüş, kılıcından destek alarak yeniden doğrulmaya çalışıyordu. Kadın gladyatörün yüzünü seçemiyordu ama ne kadar perişan hâlde olduğunu görebiliyordu. Birden onun ölmesini istemediğini fark etti. Nedenini bilmiyordu.

Bir cevap bekledi ama kimse konuşmadı. Bir süre sonra maskeli yüzler yeniden arenaya döndü. Kadın ise hâlâ ayaktaydı. Az önce sorduğu sorunun cevabını hiç kimse vermemişti.

Yanındaki kişinin maskesinin altından süzülen bir damla gördü. Bir an ne gördüğünden emin olamadı. Sonra öteki yanında, başka bir maskenin altından süzülen bir damla daha gördü.

Elini kendi yanağına götürdüğünde parmaklarının ıslandığını fark etti.

Neden ağladığını anlayamadan gözlerini açtı.

Her zaman yaptığı gibi ilk iş komodinin üzerinde duran defterine ve kalemine uzandı. Gördüğü rüyayı not etti.

Ertesi gün kafedeki işine geldi. Kafeyi açtı. Önlüğünü giydi. Masaları sildi. Makineleri çalıştırdı ve günün ilk kahvesini demledi.

Önceki gün ilk kez gelen adam yine aynı masaya oturmuştu.