Hikâye ·

Arena XV — İz

Bir danışanına ne istediğini soran bir terapistin, seans ilerledikçe kendi sorularının ve dikkatinin izini sürmeye başladığı kısa bir hikâye.

"En azından kocasının desteğini görüyor," diye düşündü kadın, danışanının önceki gün babasıyla yaşadığı tartışmayı dinledikten sonra. Ardından "Peki, babanızla ilişkinizin nereye varmasını istiyorsunuz? Hayaliniz nedir?" diye sordu.

- "Bilmiyorum," dedi danışan ve derin bir nefes aldı. Bir süre sonra devam etti: "Hiç düşünmemiştim."

- "Hâlâ vaktimiz var. Hemen cevap vermeniz gerekmiyor. Biraz düşünün," dedi kadın. Sessizliğin oluşmasına izin verdi.

Bir yandan da danışanını izliyordu. Bir saniyeliğine kadının uzaklara dalıp gittiğini ve geri geldiğini gördü.

Ne zamandır görüşüyorlardı? İlk anda hatırlayamadı. Birkaç ay olmalıydı.

Düşüncelerinin yeniden danışanın kocasına kaydığını fark etti. O sırada danışanın da onu izlediğini düşündü. Kalemi elinde bir anlığına hareketsiz kaldı. Sonra bunu daha sonra sorgulamak üzere küçük bir not aldı.

Danışanı konuşmaya başladı:

- "Babamla ilgili ne istediğimi de neden istediğimi de bilmediğimi fark ettim. Hatta bugüne kadar eşimden başkasının bana bu soruyu sorduğunu hatırlamıyorum, doğrusu. Ne kadar acı bir durum, sizce de öyle değil mi?"

"Aylardır benim sorduklarım neydi yahu?" diye geçirdi içinden ve bir anlığına kaşları çatıldı. Bunu fark edince yüz ifadesini hemen düzeltmeye çalıştı.

- "Anlıyorum," dedi. "Belki de cevabı hemen bulmamız gerekmiyordur. Başka bir yerden deneyelim. Geçen gün babanız aradığında neden gittiniz?"

- "Nasıl yani? Çünkü gitmek zorundaydım?"

Kadın kısa bir süre bekledi. Göz ucuyla saate baktı. Seansın sonuna gelmişlerdi. Son bir soru daha sordu:

- "Peki gitmeseydiniz?"

- "Bilmiyorum ki. Bir daha arardı sanırım. Belki her zamanki gibi söylenirdi. Ben de kendimi kötü hissederdim. Hem, ben her zaman giderim."

- "Anladım. Seansımızın sonuna geldik. Bu hafta 'yapmak zorundayım' dediğiniz anları not etmenizi istiyorum. Yanlarına da yapmazsanız ne olacağını düşündüğünüzü yazın. Haftaya görüşmek dileğiyle."

Danışanı çıktıktan sonra dosyayı kapattı. Kalemini bıraktı. Masadaki küçük nota baktı. Yüzünün kızardığını fark etti. Notu dosyanın arasına koymak üzere eline aldı. Bir an için durdu. Sonra dosyaya koymaktan vazgeçip çantasına koydu ve ofisinden ayrıldı.