Hikâye ·

Arena XVI — Yanında

Yağmurlu bir gecede uyanan küçük bir çocuğun, ailesinin yanında korku ile güven arasında kaldığı kısa bir hikâye.

Dışarıda şiddetli bir yağmur yağıyordu. Gök gürültüsüyle uyandı. Karnı ağrıyordu. Ağlamaya başladı. Bir süre sonra biri yanına geldi. Onu kucağına aldı. Adamın "Geçti, geçti oğlum, ben yanındayım," dediğini duydu. Bir yandan da sırtını sıvazlıyordu. Sesinden tanımıştı. Babasıydı. Ona sarıldı. "Anne?" diye sordu ağlamaklı bir sesle. Babası, "Anne çok yoruldu, bu sefer biraz izin verelim, olur mu?" dedi. Tam "Peki babacım" derken geğirdi. Karnındaki ağrı geçti. Biraz geriye çekilip babasına baktı. "Babacım, sen yağmuru seviyor musun? Bu gece yağmur beni çok korkuttu," dedi.

- "Yağmuru sevmez olur muyum oğlum? Bir kere sen yağmurlu bir gecenin ürünüsün," dedi ve güldü. "Yağmur devam ederse sabah seninle dışarı çıkalım mı? Her zamanki gibi annen kahvaltıyı hazırlarken biz markete gideriz, dönüşte de fırından taze ekmek alırız. Ne dersin? İster misin?"

- "Ama babacım, yağmurda ıslanmaz mıyız?"

- "Islanırız oğlum. Ama tuz da değiliz, şeker de değiliz. Erimeyiz, korkma."

- "Peki bu gece yine de annemin yanında yatabilir miyim?"

- "Olur ama bir şartla. Annenin yanına geçip onu uyandırmadan sessizce yatacaksın. Ben de senin yatağında yatacağım ki sıkışıp da anneni rahatsız etmeyelim. Anlaştık mı?"

- "Oleeey!"

- "Şşt, yavaş bakalım. Anneni uyandıracaksın. Şimdi ne konuşmuştuk?" dedi ve gülümsedi. "Hadi şimdi usulca annenin yanına gidelim."

Babası yatak odasına gitti. Yavaşça kapıyı açtı. Eşini uyandırmamaya özen göstererek oğlunu yatağa yatırdı. Üzerindeki çarşafı güzelce düzeltti. Alnından öptü. Kapıya kadar geldi. Bir an durup onları izledi ve odadan ayrıldı. Annesi uykusunda kolunu çocuğa doladı. O da annesine iyice sokulup yeniden uykuya daldı.