Arena serisi · 17/65 ·

Arena XVII — Birlikte

"Sırılsıklam olmuşsun yavrum! Bu üstünün başının hâli de ne! Annen seninle böyle mi ilgileniyor?" dedi torununu görür görmez. Kızına bakmadan çocuğa doğru eğildi.

- "Hiiç, parkta biraz oyun oynadık anneanne. Bol bol kaydıraktan kaydım biliyor musun?"

- "Belli oluyor! Hadi, şimdi üzerini değiştirmemiz gerek," dedi ve kızına döndü. "Yedek kıyafet getirmişsindir umarım."

O sırada çocuk tekrar araya girdi:

- "Anne, yarın yine parka gidelim mi?" dedi gözlerinde parıltıyla.

Annesi çocuğa tebessümle baktı. Anneanne ise bir kaşını kaldırdı. Çocuğun elinden tutarak:

- "Hadi, oyalanmadan üstünü değiştirelim. Hasta olacaksın," dedi ve üzerini değiştirmeye götürdü.

Çocuğun üzerini çıkardığı sırada çocuk meraklı gözlerle:

- "Anneanne, sen de yağmuru seviyor musun?" diye sordu.

- "Hayır yavrum, o da nereden çıktı şimdi? Yağmur sevilir mi?"

- "Sevilir tabii! Yoksa baban seni yağmurda dışarıya çıkartmıyor muydu?"

- "Baban seni yağmurda dışarı mı çıkarıyor? Ama hasta olacaksın!"

- "Evet anneanne. Islanıyoruz ama çok eğleniyoruz. Hem biliyor musun anneanne? Ben yağmurlu bir gecenin ürünüymüşüm."

- "O da ne demek?!" diye şaşkınlıkla çocuğa baktı.

- "Bilmiyorum ki anneanne. Babamın yağmurdan korkmamam için söylediği bir şey sanırım. Hem sen neden bu kadar çok şaşırdın ki?"

- "Ben mi? Hayır yavrum, şaşırmadım. Sana öyle gelmiştir. Hadi şimdi çok konuşma da kurulayalım seni."

Anneannesi çocuğu kuruladı. Üzerindekileri değiştirdi.

- "Hadi gel şimdi sana sıcak bir süt ısıtalım," dedi şefkatle.

- "Oleey!" dedi çocuk ve sevinçle birkaç kez zıpladı. Sonrasında da:

- "Yanına çikolata da yiyebilir miyim?"

- "Tabii ki yavrum. Sen gelmeden önce en sevdiklerinden aldırdım dedene."

Çocuk bunu duyunca yine sevinçle zıpladı.

- "Anneanne, yarın sen de bizimle parka gelsene."

- "Ben seni ne zaman istersen parka götürürüm yavrum."

- "Hayır anneanne, öyle değil," dedi çocuk harfleri uzatarak.

- "Nasılmış peki?"

- "Sen de oynarsın benimle."

- "Ben seni oynatırım yavrum."

- "Hayır anneanne, öyle değil! Birlikte oynarız diyorum. Kaydıraktan kayalım, olmaz mı?"

Anneannesi şaşkın bir yüz ifadesiyle:

- "Aa, üstüme iyilik sağlık. Bu yaşta kaydıraktan mı kayacakmışım? Kızım, sen bu çocuğa neler öğretiyorsun böyle!"

- "Evet anneanne, lütfen," dedi çocuk yalvaran gözlerle.

Anneanne bir an için tepkisiz kaldı. Bir yandan da çocuğu izliyordu. O sırada süt kaynadı. Anneanne sütü ocaktan aldı ve bardağa koydu. Bardağı çocuğa verdi:

- "Dikkat et yavrum, sıcaktır."

- "Teşekkür ederim anneanne. Benimle parkta oynamaya geleceksin, değil mi?"

- "Yağmur yağmazsa gelirim yavrum."

- "Anneanne?"

- "Efendim yavrum?"

- "Sen tuz musun yoksa şeker misin?"

- "O da ne demek?"

- "Yağmurdan neden bu kadar korkuyorsun? Erimezsin ki."

Anneanne bu sözü duyunca hafifçe gülümsedi.

- "Peki yavrum. Yarın bir gelsin de bakalım."

- "Oleeey!"

- "Hadi şimdi sütünü de alıp dedenlerin yanına geçelim."

Çocuğun arkasından mutfaktan salona doğru yürümeye başladı. Holden geçtiği sırada bir an için kapının yanındaki şemsiyeye baktı. Sonra salona geçti.