Arena serisi · 35/35 ·

Arena XXXV — Fark

Babasıyla önceki gün yaşadıklarını anlatmayı bitirdiğinde terapisti bir süre notlarına baktı.

- "Peki, babanızla ilişkinizin nereye varmasını istiyorsunuz? Hayaliniz nedir?"

- "Bilmiyorum," dedi ve derin bir nefes aldı. Bir süre sonra devam etti: "Hiç düşünmemiştim."

Terapisti başını hafifçe salladı.

- "Hâlâ vaktimiz var. Hemen cevap vermeniz gerekmiyor. Biraz düşünün."

Gözlerini duvarda asılı deniz feneri tablosuna çevirdi.

İlk geldiği zamanlarda bu sessizliklerden hoşlanmıyordu. Terapisti sustuğunda sıranın kendisinde olduğunu düşünüyor, bir şey söylemek zorunda hissediyordu.

Bazen konuştukça ne söylediğini kendisi de bilmiyordu. Şimdiyse sessizlik eskisi kadar rahatsız etmiyordu.

Geçen hafta kocasıyla mutfakta konuşurlarken bir anda durmuştu. Babası aramıştı yine.

Kocasına dönüp "Gitmem gerekiyor" demişti.

Kocasıysa, "Yine mi?" diye sormuştu.

Kadın o an da buna biraz sinir olmuştu. Şimdi o an yeniden aklına geldi. Başını kaldırıp terapistine baktı. Terapisti önündeki kâğıda birkaç kelime yazıyordu.

- "Babamla ilgili ne istediğimi de neden istediğimi de bilmediğimi fark ettim," dedi. "Hatta bugüne kadar eşimden başkasının bana bu soruyu sorduğunu hatırlamıyorum, doğrusu. Ne kadar acı bir durum, sizce de öyle değil mi?"

Terapistinin kaşları bir anlığına çatıldı.

Cümleyi yanlış mı kurmuştu? "Bugüne kadar" derken burayı saymamış gibi mi olmuştu?

Terapistinin yüzü hemen eski hâline döndü.

- "Anlıyorum," dedi. "Belki de cevabı hemen bulmamız gerekmiyordur. Başka bir yerden deneyelim. Geçen gün babanız aradığında neden gittiniz?"

Kadın kaşlarını kaldırdı.

- "Nasıl yani? Çünkü gitmek zorundaydım?"

Terapisti cevap vermedi. Göz ucuyla saate baktı.

O da saate baktı. Seans yine ne kadar çabuk bitmişti.

- "Peki gitmeseydiniz?"

- "Bilmiyorum ki. Bir daha arardı sanırım. Belki her zamanki gibi söylenirdi. Ben de kendimi kötü hissederdim. Hem, ben her zaman giderim."

Bu son cümleyi söyledikten sonra ağzını hafifçe büktü.

"Her zaman."

Son zamanlarda burada konuşulan bazı şeyleri seans bittikten günler sonra yeniden fark ediyordu. Eve dönerken aynı kelimeyi annesiyle telefonda konuşurken de kullandığını fark etmişti. Sonra ertesi gün yine.

- "Anladım. Seansımızın sonuna geldik. Bu hafta 'yapmak zorundayım' dediğiniz anları not etmenizi istiyorum. Yanlarına da yapmazsanız ne olacağını düşündüğünüzü yazın. Haftaya görüşmek dileğiyle."

Kadın çantasını alıp ayağa kalktı. Kapıya doğru yürüdü.

Eli kapı kolundayken terapistine dönüp baktı.

Bir şey söylemesi gerektiğini düşündü. Bir an için durdu.

- "Haftaya görüşürüz," dedi.

Kapıyı açıp koridora çıktı.

Asansörün düğmesine bastı.

Beklerken çantasını açtı ve not defterini çıkardı.