Arena serisi · 53/53 ·
Arena LIII — Tahsilat
— "Araba hareket ediyordu ama,"
Kadın açık duran defterine baktı.
— "Direksiyona ulaşmaya çalışıyordum."
— "Ön koltukta kimse yok muydu?"
— "Yoktu. Hatta görebildiğim bir direksiyon da yoktu."
— "Çok ilginç. Peki kontrolü eline alabildiğin oluyor muydu?"
— "Bazen."
Kadın iki elini önüne doğru uzattı.
— "Hayali bir direksiyonu tutup arabayı yolda tutmaya çalışıyordum."
Kadının ellerine baktı.
— "Kulağa pek keyifli bir rüya gibi gelmedi."
— "Evet, değildi maalesef."
— "Ya pedallara nasıl yetişiyordun?"
— "Bilmiyorum. Ama bazen frenlerin tutmadığını hatırlıyorum."
— "Vay be."
— "Ama sen böyle her seferinde beni bölecek misin?"
Bunu duyunca güldü.
— "Böylesi daha eğlenceli."
Kadın da güldü.
— "Haklısın."
Gülümserken birkaç saniye kadının yüzüne baktı. Kadın yeniden defterine döndü.
— "Bazen düz yolda gidiyordum. Bazen de bir bakıyordum, araba yolun dışına çıkmış."
— "Ne yapıyordun?"
— "Direksiyonu çevirmeye çalışıyordum. Tekrar yola sokmaya çalışıyordum."
Kadın sustu.
— "Araba hiç duruyor muydu peki?"
Kahvesinden bir yudum aldı.
— "Hayır."
— "Korkuyor muydun?"
— "Araba yoldan çıktığında, evet."
Kadın sayfanın köşesine dokunup köşeyle oynamaya başladı.
— "Bu rüyayı birkaç kez gördüm zaten."
— "Hep aynı rüyayı mı?"
— "Hayır. Bazen araba değişiyordu. Bazen direksiyon oluyordu. Bazen de yol değişiyordu. Ama ben hep arka koltuktaydım."
Kadının önündeki açık sayfaya baktı.
— "O yüzden bunu seçtin."
— "Evet."
Bir süre konuşmadılar.
Kadın başını kaldırdı.
— "Peki sen ne düşünüyorsun?"
— "Kahvenin soğuduğunu."
Kadın fincanına baktı ve güldü.
— "Seninki de soğudu."
— "Ben alışığım."
Kahvesinden bir yudum aldı.
— "Biliyorum. Ama ben rüyayı soruyorum."
— "Biliyorum."
Sandalyesinde biraz geriye yaslandı.
— "Bilmiyorum ki."
Kadın kaşlarını kaldırdı.
— "Bilmiyorum mu? Bu kadarcık mı?"
— "Ben kendi rüyamı da çözemedim ki."
Kadın güldü.
— "Doğru!"
— "Ama istersen direksiyon dersleri verebilirim."
— "Bak sen!"
Kadın defterini kapattı.
— "O hâlde hesabımız kapandı."
— "Bu seferlik diyelim."
— "Yeni borç mu çıkaracaksın?"
— "Belki."
Birkaç saniye sessiz kaldılar.
Kadın kapalı defterine baktı.
— "Eee?"
— "Eee?"
Kadın gülümsedi.
— "Hesap kapandı."
— "Öyle görünüyor."
Bir süre daha sustular.
— "Buradan çıkınca ne yapıyorsun?"
— "Buradan çıkınca mı?"
— "Evet."
— "Değişiyor. Genelde eve gidiyorum. Bazen biraz dolaşıyorum."
Kadın ona baktı.
— "Neden sordun?"
— "Hiç. Merak ettim."
Kadın birkaç saniye yüzüne baktı.
— "Sen?"
— "Çalışmayı bırakabilirsem ben de eve gidiyorum."
Kadın güldü.
— "Çok heyecanlıymış. Gördüğün rüyanın aksine yani."
— "Unutmadın demek!"
O da güldü.
Kadın tezgâha doğru baktı.
— "Ben artık işe dönmeliyim."
— "Tabii."
Kadın ayağa kalkıp defterini ve boş fincanları aldı, tezgâhın arkasına geçti.
Kadın uzaklaşınca bilgisayarını yeniden kendine çekip ekrandaki işe döndü. Bir süre sonra başını kaldırdığında karşı taraftaki bir masadan boş bardakları topluyordu. Birkaç saniye daha baktıktan sonra yeniden ekranına döndü.
Kadın bir süre sonra yanından geçerken durdu.
— "Bir şey ister misin?"
— "Bir çay harika olur."
— "Tabii."
Kadın başını sallayıp yürümeye devam etti.
Kadın çayı masaya bıraktığında gözlerini ekrandan kaldırıp yüzüne baktı.
— "Teşekkür ederim."
— "Afiyet olsun."
Kadın uzaklaşırken birkaç saniye arkasından baktıktan sonra yeniden bilgisayarına döndü.
Kapının üzerindeki metalik çan birkaç kez daha çaldı. Bir ara başını kaldırdığında geçen sefer defteri teslim ettiği kadını tezgâhın arkasında gördü.
Önündeki çaydan bir yudum alıp bilgisayarındaki işi tamamladı, ardından birkaç şeyi daha kontrol etti. Çayından kalan son yudumu da içti.
Bir süre sonra kadın yanına geldi. Üzerinde önlüğü yoktu.
— "Ben çıkıyorum."
— "Tam ben de çıkacaktım. Birlikte çıkalım mı?"
— "Olur."
Bilgisayarının ekranını kapattı. Şarj kablosunu çıkarıp bilgisayarıyla birlikte çantasına yerleştirdikten sonra fermuarı kapattı.
Çantasını omzuna asıp kasaya giderek hesabı ödedi.
Birlikte kapıya yürüdüler.
Kapıyı açıp tuttu. Kadın yanından geçti.
— "Teşekkür ederim."
Kadının ardından dışarı çıktı. Kapı arkasından kapanırken metalik çan yeniden çaldı.