Arena serisi · 55/55 ·

Arena LV — Sıradaki

Önlüğünün cebine iki kalem koydu. Dolabının kapağını kapatıp bileğindeki saate baktı.

Yediye üç dakika vardı.

Saçını topladıktan sonra yoğun bakımın ortasındaki bankoya geçti.

Gece nöbetindeki hemşire dosyaları önüne çekti. Hastaları sırayla anlattı. Son dosyaya geldiğinde birkaç sayfa geriye döndü.

— "Tansiyonu gece yine yükseldi. Kadın doğum iki kere geldi. Sancıları da sıklaştı. Birazdan tekrar bakacaklar."

— "Peki ya bebek nasıl?"

Karşısındaki kadın başıyla odalardan birini işaret etti.

— "Şimdilik iyi. Cihazı bağlı bıraktılar."

Sıra ona geçtiğinde ilk odadan başladı. İlaçları, serumları ve monitörleri kontrol ederek sırayla ilerledi.

Son odanın kapısını açtığında yataktaki kadın başını ona çevirdi.

— "Günaydın."

— "Günaydın."

Kadının yanına gidip karnındaki bantların bağlı olduğu cihazın ekranına baktı. Ardından serumunu kontrol etti.

— "Diğer hemşire yok mu?"

— "Biraz önce çıktı."

— "Çok yoruldum. Artık bitsin istiyorum."

Kapı açılınca başını çevirdi. İçeri iki doktor girdi.

Yatağın baş tarafına geçip perdeyi çekti. Doktorlardan biri kadına birkaç soru sorduktan sonra ayak ucuna geçti.

Kadın çarşafı iki eliyle tuttu. Birkaç saniye sonra yüzünü buruşturdu.

— "Yine sancım başladı."

Kadının elleri yavaşça gevşeyince yatağın başından cihazın ekranına baktı.

Doktor birkaç saniye sonra doğruldu ve yanındaki doktora baktı.

— "Çok ilerlemiş. Taşımayalım. Burada hazırlanalım."

Konuşmaları sürerken yatağın başından uzanıp perdeyi geri çekti.

Yataktaki kadın başını kaldırdı.

— "Burada mı olacakmış?"

Doktor başını salladı.

— "Evet."

Kadın yeniden yastığa yaslandı.

Yatağın başından ayrılıp sandalyeyi duvara çekti, serum askısını biraz yana aldı. Doktorlardan biri koridora seslendi.

Tekerlek sesi koridorda yaklaşıp kapının önünde durdu.

Yenidoğan ekibinden iki kişi içeri girdi. Getirdikleri masayı yatağın karşı tarafına çektiler.

Kadın elini uzatıp bileğini tuttu.

— "Korkuyorum."

Bileğini tutan elin üzerine kendi elini koydu.

— "Yanındayım."

Doktor yatağın diğer tarafından kadına seslendi.

— "Bir sonraki sancı başladığında söyleyin."

Kadın birkaç kez derin nefes aldı. Bileğindeki parmaklar yavaşça gevşedi. Bir süre sonra yeniden sıkıldı.

— "Geliyor!"

Doktor biraz daha yaklaştı.

— "Tamam. Şimdi!"

Bileğindeki parmaklar daha da sıkıldı. Kadın hemen yanında kısa kısa nefes almaya başladı.

— "Bir kez daha!"

Kadının eli hâlâ bileğindeydi. Kendi elini onun elinin üzerinde tuttu.

O sırada odanın diğer tarafından ağlama sesi geldi.

Başını çevirdi.

Bebeği karşıdaki masanın üzerinde gördü. Yenidoğan ekibinden biri küçük bedeni kurularken diğeri yanındaki malzemelere uzandı.

Yataktaki kadın başını kaldırmaya çalışıp odanın diğer tarafına baktı.

— "Yavrum iyi mi?"

Bileğindeki eli hissederken yeniden karşıdaki masaya baktı.

— "İlgileniyorlar."

Kadın bileğini bırakmadı.

Bebek yeniden ağladı. Ağlaması bu kez daha uzun sürdü.

Yenidoğan ekibindeki doktor bir süre sonra yatağın yanına geldi.

— "Gözünüz aydın. Bebeğiniz iyi."

Bileğindeki baskı azaldı.

— "Görebilir miyim?"

Doktor arkasına dönüp ekibine baktı.

Bebeği beyaz bir örtüye sarıp yatağın yanına getirdiklerinde kadının elinin üzerinden kendi elini çekip bir adım geriye geçti.

Kadın başını yana çevirdi. Elini kaldırıp işaret parmağıyla bebeğin yanağına dokundu.

Bebek ağzını açınca kadın gülümsedi.

Yenidoğan ekibinden biri bebeği yeniden kucağına alınca kadın bebeğin ardından baktı.

Kapı açılıp bebek odadan çıkarılırken ağlama sesi birkaç saniye daha geldi.

Ses uzaklaşınca yeniden yatağın yanına geçti. Cihazın ekranına, ardından seruma baktı.

Kadın gözlerini açtı.

— "Saat kaç?"

Saatine baktı.

— "Sekize on var."

Kadının gözleri yeniden kapandı. Örtünün kenarını düzeltip odadan çıktı. Ortadaki bankoya dönüp dosyaların arasından sıradakini aldı.