Arena serisi · 56/56 ·

Arena LVI — Bence Olur

Parktan çıktıktan sonra oğlunun yanında yürürken papatyayı kabanının içinden çıkardı. Yağmur hafiflemişti. Yaprakların üzerinde hâlâ birkaç damla vardı.

Oğlu başını ona çevirdi.

— "Üşüdün mü baba?"

— "Hayır oğlum."

Apartmanın kapısına geldiklerinde oğlu cebinden anahtarını çıkardı. Papatyayı biraz yukarı kaldırıp yapraklarına yeniden baktı.

Oğlunun arkasından içeri girip asansöre bindi. Koridora çıktıklarında oğlu kapılardan birinin zilini çaldı.

Birkaç saniye sonra kapı açıldı.

Gelini gülümseyerek kenara çekildi.

— "Hoş geldin baba."

— "Hoş buldum kızım."

İçeriden koşarak gelen küçük kız beline sarıldı.

— "Dede!"

Papatyayı tutan elini biraz yukarı kaldırdı.

— "Yavaş ol bakalım, az kalsın dedeni devirecektin."

Kız geri çekilip papatyaya baktı.

— "Bu ne?"

— "Papatya."

— "Bana mı?"

Elini indirip papatyayı kıza uzattı.

— "Tabii ki."

Kız çiçeği iki eliyle alıp burnuna yaklaştırdı.

— "Ama bu kokmuyor dede?"

— "Her çiçek kokmaz kızım."

Kız çiçeği yeniden burnuna götürdü.

— "Hem de hiç kokmuyor."

Kabanını oğluna verip salona geçti. Koltuğa oturduğunda kız da papatyayla peşinden gelip halının üzerine bağdaş kurdu. Çiçeği sapından tutup parmaklarının arasında çevirdi.

— "Dede."

— "Efendim kızım?"

— "Bununla oyun oynanır mı?"

— "Bir tane biliyorum galiba."

Kız biraz daha yaklaştı.

— "Nedir? Nedir? Nedir?"

Papatyayı kızın elinden alıp sapından tuttu ve yapraklardan birini parmağıyla gösterdi.

— "İlk önce birini düşünüyorsun. Sonra yaprakları tek tek koparıyorsun."

— "Eee? Çok saçma değil mi?"

İlk yaprağa dokundu.

— "Dur ama daha bitmedi. Yaprağın birine 'seviyor' diyorsun, diğerine 'sevmiyor'. Son yaprak ne çıkarsa o kazanıyor."

Kız elini uzatınca papatyayı avucuna bıraktı.

— "Ya tekrar oynamak istersem?"

— "Başka papatya bulacağız."

— "Dede, kimi düşüneyim sence?"

— "Kimi istersen."

— "Peki sen kimi düşündün?"

Birkaç saniye çiçeğe baktı.

— "Seni tabii ki. Başka kimi düşüneceğim?" dedi ve güldü.

— "Ama dede! Başka birini düşünseydin keşke."

— "Neden kızım?"

Kız kollarını boynuna doladı ve yanağından öptü.

— "İşte bu yüzden!"

Kız kollarını boynundan çekip yeniden halının üzerine oturdu. Birkaç saniye çiçeğe baktıktan sonra ilk yaprağı koparıp halının üzerine bıraktı.

— "Seviyor."

İkinci yaprağı kopardı.

— "Sevmiyor."

Elini durdurdu.

— "Hayır. Böyle olmaz."

— "Ne oldu?"

— "Babam beni seviyor."

— "Evet."

Kız papatyaya yeniden baktı. Peş peşe iki yaprak daha kopardı.

— "Seviyor."

— "Seviyor."

— "Hepsi seviyor olmaz ki kızım?"

Kız omuzlarını yukarı aşağı oynattı.

— "Bence olur."

Bir yaprak daha kopardı.

— "Seviyor."

Mutfaktan tabak sesi geldi. Oğlu bir şey söyledi ama kelimeleri seçemedi.

Kız papatyaya eğilip bir yaprak daha kopardı.

— "Seviyor."

Bir sonrakini de halının üzerine bıraktı.

— "Seviyor."

Son yaprağı kopardıktan sonra sapın ucunda kalan sarı kısmı ona gösterdi.

— "Bak dede! Seviyor çıktı."

— "Evet kızım, gördüm."

Kız halının üzerindeki yapraklara baktı.

Mutfaktan gelininin sesi geldi.

— "Yemek hazır!"

Kız ayağa kalktı.

— "Bunları atmayalım dede."

— "Olur kızım."

Kız mutfağa doğru koştu.

Ayak sesleri uzaklaşınca halının üzerindeki yaprakları avucunda topladı. Papatyanın kalanını da alıp yapraklarla birlikte cebine koydu.

Ayağa kalkıp mutfağa geçti.