Arena serisi · 57/57 ·
Arena LVII — Müsait
Çayından son yudumu aldıktan sonra bardağı masaya bıraktı.
Babası önündeki birkaç kâğıdı üst üste koyup içlerinden birini katladı. Masanın kenarında duran zarfa yerleştirip ağzını kapattı.
Zarfı masanın üzerinden ona doğru itti.
— "Bunu yarın amcana bırakırsın."
Önündeki zarfa baktı.
— "Yarın uğrayamam baba."
Babası kalan kâğıtları toplamaya devam etti.
— "İşten çıkınca bırakırsın."
— "Ama akşama planımız var."
— "Bir şey olmaz. Biraz geç çıkarsınız."
— "Baba, yarın müsait değilim."
Babası elindeki kâğıtları masaya bıraktı.
— "Ne kadar sürecek sanki?"
— "Önemli değil. Başka işlerim var."
Babası birkaç saniye yüzüne baktı.
Zarfı önünden alıp kendi tarafına çekti.
— "Tamam."
Babası kâğıtları yeniden önüne alıp birkaçını üst üste koydu. Sonra başını televizyona çevirdi.
Masaya bıraktığı boş bardağı yeniden eline alıp ayağa kalktı.
Babası başını televizyondan çevirdi.
— "Gidiyor musun?"
— "Evet."
Bardağı mutfağa götürüp tezgâhın üzerine bıraktı. Koridora geçtiğinde montunu askıdan aldı.
Babası salondan seslendi.
— "Dur, torunumun çikolatasını unuttuk."
Ayakkabılarından birini giymişti ki babası salondan çıktı. Bir elindeki çikolatayı ona uzattı.
— "Bunu da götür. Benim için de öp cimcimeyi."
Çikolatayı alıp elindeki montun cebine koydu.
Babası diğer elindeki zarfı ona doğru uzattı.
— "Bunu unutmuşsun."
— "Baba, müsait değilim dedim."
— "Amcana haber verdim. Yarın senden alacak."
— "Bana sormadan mı söyledin?"
— "Ne var bunda? İşten çıkınca iki dakika uğrarsın."
Gözlerini zarftan babasına kaldırdı.
— "Yarın başka planım olduğunu söyledim."
— "Bir şey olmaz. Önce bunu bırakırsın, sonra gidersin."
Bir süre birbirlerine baktılar.
— "Müsait değilim dedim."
Babası zarfı indirip ayakkabılığın üzerine bıraktı.
— "Peki."
Diğer ayakkabısını da giyip bağcıklarını düzeltti, montunu üzerine geçirdi.
Kapının koluna uzandığında arkasından babasının sesi geldi.
— "Sabah amcanı ara. Kaçta gideceğini haber ver."
Elini kapının kolundan çekmeden birkaç saniye bekledi.
Arkasına döndüğünde babası koridorun sonunda durmuş ona bakıyordu.
Kapının kolunu bırakıp ayakkabılığa döndü ve zarfı aldı.
— "İyi geceler baba."
— "İyi geceler."
Kapıyı açıp dışarı çıktı.
Asansörü çağırdı. Kapı açılınca içeri girip giriş katının düğmesine bastı.
Elindeki zarfı montunun iç cebine koydu.
Asansör aşağı inmeye başladı.