Arena serisi · 60/60 ·
Arena LX — Biraz Dinlen
Avluya çıkmak üzereyken arkasından birinin seslendiğini duydu.
— "Hocam!"
Döndüğünde genç adamın kendisine doğru geldiğini gördü.
— "Annen gelebildi mi?"
— "Yok, daha yoldaymış. Biraz bekleyebilir miyiz?"
— "Ne kadar kalmış?"
— "Beş dakika dedi ama tam bilmiyorum."
— "Tamam, haber verirsin. Bekleyelim."
— "Tamamdır."
Genç adam telefonunu çıkarıp uzaklaşırken avluya geçti.
Musalla taşının çevresinde birkaç kişi bekliyordu. Tabutun üzerindeki örtünün aşağı sarkan kenarını düzeltti.
Biraz sonra genç adam yeniden yanına geldi.
— "Geldiler. Kapıdalarmış."
— "Tamamdır. O zaman başlayabiliriz."
Cemaatin yerleşmesini bekledi. Arkada kalan birkaç kişiyi de safa çağırdıktan sonra tabutun önüne geçti.
— "Ey cemaat, merhumu nasıl bilirdiniz?"
— "İyi bilirdik!"
— "Hakkınızı helal ediyor musunuz?"
— "Helal olsun!"
— "Helal ediyor musunuz?"
— "Helal olsun!"
Arkalardan birkaç ses daha geldi.
Cemaate teşekkür edip cenaze namazı için niyet etmelerini söyledi.
İlk tekbiri aldı.
Duasını okurken karşısındaki tabutun yeşil örtüsü hafifçe kıpırdadı.
Son tekbirin ardından selam vererek namazı tamamladı.
Tabutu taşımak için öne çıkanlara yol açtı. Aralarında genç adam da vardı. Tabutu kaldırırlarken birinin eli kayınca yeniden yerleşmelerini bekledi.
— "Dikkat edin! Acele etmeyin."
Cenaze aracının yanına kadar onlarla yürüdü.
Mezarlığa vardıklarında yağmur çiselemeye başladı. Genç adamı annesinin yanında gördü. Kadın oğlunun koluna girmişti. Yürürlerken birkaç kez durdular.
Yanlarına yaklaştığında kadın başını kaldırdı.
— "Beklediğin için sağ ol."
— "Ben de severdim onu, biliyorsun."
— "Biliyorum."
Mezarın başına ulaştığında görevliler cenazeyi indirmek için hazırlanıyordu.
Cenaze mezara indirildikten sonra aşağıdaki görevli elini uzattı. Yukarıdaki adamlardan biri elini tutup çıkmasına yardım etti.
Toprak atılmaya başladığında genç adam küreklerden birini aldı. Birkaç kez toprak attıktan sonra durdu.
Genç adamın yanına yaklaştı.
— "İstersen biraz dinlen."
— "Gerek yok, ben iyiyim."
Genç adam yeniden küreği kaldırdı. Bir süre sonra yanındaki adamlardan biri elini uzatınca küreği ona verdi.
Defin tamamlandığında mezarın baş tarafına geçti.
— "Merhum için birlikte dua edelim."
Ellerini açıp merhum için rahmet ve bağışlanma, geride kalanlar için sabır diledi.
Duanın ardından birkaç kişi yanına geldi. Her biriyle konuşup başsağlığı diledi.
Biraz sonra genç adam da yanına geldi.
— "Sizden çok bahsetti."
— "Bunu sonra konuşalım mı?"
— "Peki."
Genç adam bir süre mezara baktı.
— "Bir Fatiha daha okuyabilir miyiz?"
— "Okuyalım."
Genç adamla birlikte mezara dönüp Fatiha suresini okudu. Ardından ellerini yüzüne sürdü.
Genç adam bir süre daha başını kaldırmadı. Yanında bekledi.
Genç adam başını kaldırıp ona döndü.
— "Başımız sağ olsun."
— "Başınız sağ olsun evladım."
Genç adam ona sarıldıktan sonra annesinin yanına gitti.
Bir süre daha yanına gelenlerle konuştu, ayrılanların selamını aldı.
Kalabalık yavaş yavaş azalırken adamlardan biri elinde ceketiyle yanına geldi.
— "Hocam, ceketiniz."
— "Sağ ol."
Başındaki sarığı çıkarıp adama verdi. Cübbesini de çıkarıp uzattığında adam ceketi verdi.
Ceketini giyip yakasını düzeltti.
— "Allah razı olsun."
— "Sizden de hocam."
Adam uzaklaşırken mezara döndü. Ellerini önünde birleştirdi. Bir süre toprağa baktı.