Arena serisi · 40/40 ·
Arena XL — Bu Arada
Kapının üzerindeki metalik çan çaldı.
Garson elindeki bardaklarla tezgâhın arkasına geçti. Adam önündeki kahveden bir yudum daha aldı.
Karşısında, masanın üzerinde Garsonun defteri hâlâ duruyordu.
Bilgisayarına döndü. Açık olan birkaç pencereyi kapattı. Genç kadınla baktıkları dosyalardan birini yeniden açıp birkaç saniye inceledi, sonra onu da kapattı.
Bir süre sonra başını kaldırıp tezgâha baktı. Garsonu göremeyince etrafına bakındı. Kahvesinden bir yudum daha alıp bilgisayarına döndü.
Yeniden baktığında Garson hâlâ ortalıkta görünmüyordu.
O sırada arka taraftan bir kapı sesi geldi. Garson hızlı adımlarla çıktı. Üzerinde önlüğü yoktu. Adam onu tezgâhın önünden geçip doğrudan kapıya yönelirken izledi. Birkaç saniye sonra metalik çanın sesi yeniden duyuldu.
Adam kapıya baktı.
"Bir şey mi oldu acaba?" diye düşündü.
Sonra gözleri masadaki deftere kaydı. Elini uzatıp kendine doğru çekti. Defteri eline aldığında bir sayfanın kıvrılmış köşesi dikkatini çekti.
Kapağına birkaç saniye baktıktan sonra yeniden masaya bıraktı.
Kahvesini aldı. Fincanın dibinde çok az kalmıştı. Son yudumu içtikten sonra bilgisayarını kapatıp çantasına yerleştirdi. Şarj kablosunu prizden çıkarıp topladı.
Çantasının fermuarını kapatmadan önce bir kez daha deftere baktı.
Sonra defteri de çantasına koyup fermuarı çekti.
Ayağa kalktı. Sandalyesini masaya doğru itip çantasını omzuna taktıktan sonra kasaya geçti.
Kasadaki kadın başka bir müşterinin hesabını alıyordu. Adam birkaç saniye bekledi.
Kadın para üstünü verip ona döndü.
— "Buyurun lütfen."
— "Hesabı alabilir miyim?" dedi ve oturduğu masayı gösterdi.
Kadın masaya doğru bakıp hesabı söyledi. Adam cüzdanını çıkarıp parayı uzattı.
Kadın para üstünü hazırlarken Adam kapıya baktı.
— "Az önce çıkan arkadaş bugün geri gelir mi?"
— "Yok, bugün gelmez."
Adam başını salladı.
— "Anladım."
Kadın para üstünü uzattı.
— "Buyurun."
— "Teşekkür ederim."
— "Rica ederim. Görüşmek üzere."
Parayı cüzdanına koydu ve kapıya doğru yürüdü.
Tam kapıya geldiğinde durdu.
Birkaç saniye öyle kaldı.
Kasaya geri döndüğünde kadın başını kaldırdı.
Adam çantasını omzundan indirip açtı. Defteri çıkararak tezgâhın üzerine bıraktı.
— "Ah, bu arada bunu masada unutmuş."
Kadın önce deftere, sonra adama baktı.
— "Çok teşekkürler. Ben kendisine veririm."
Adam başını salladı.
— "Görüşmek üzere."
— "Yine bekleriz."
Çantasını yeniden omzuna takıp kapıya yöneldi.
Kapıyı açtığında metalik çan bir kez daha çaldı.
Dışarı çıktı.