Arena serisi · 39/39 ·

Arena XXXIX — Geçerken

Yağmur arabanın camlarına hızla çarpıyordu. Silecekleri bir kademe daha hızlandırdı.

Bir süredir belinin ağrıdığını hissediyordu. Bir müşteri daha alıp durağa dönmeyi düşünüyordu.

Yolun kenarında bir adamın el kaldırdığını gördü. Yavaşlamadan önce adama birkaç saniye baktı.

Sonra ayağını gaz pedalından çekti.

Adamın yanında bir kadın vardı. Ceketini kadının üzerine tutmaya çalışıyordu.

Yanlarına gelince durdu.

Adam arka kapıyı açtı. İkisi de arka koltuğa geçti.

Adam adresi söyledi.

Taksimetreyi açtı ve yeniden yola çıktı.

Dikiz aynasından arkaya baktı.

Kadının üzerinde adamın ceketi vardı. Ceket ona biraz büyük geliyordu. Saçlarının uçlarından hâlâ sular damlıyordu.

Eteği dizlerinin biraz üzerindeydi. Altında siyah çorap vardı.

Kadının sol eli ceketin altında kalmıştı. Adamın ellerinden biri kendi dizinin üzerindeydi.

Yüzük göremedi.

"Evli değiller herhalde," diye düşündü.

Gözlerini yeniden yola çevirdi.

Gecenin bu saatinde nereden geldiklerini merak etti.

Bir süre arka koltuktan ses gelmedi.

Önündeki araca biraz yaklaşınca ayağını frene götürdü. Aradaki mesafe yeniden açıldı.

Kırmızı ışıkta durduğunda gözü yeniden aynaya kaydı.

Kadın başını adamın omzuna yaslamıştı. Adam camdan dışarı bakıyordu.

"Kavga mı ettiler acaba?" diye düşündü.

Tam o sırada adamın sesini duydu.

— "Üşüyor musun?"

Kadının ne söylediğini duyamadı.

Adam ceketin önünü biraz daha kapattı. Kadın başını omzundan kaldırmadı.

"En azından ceketini vermeyi akıl etmiş," diye düşündü.

Işık yeşile döndü.

Bir süre yalnızca yağmurun ve sileceklerin sesi duyuldu.

Sonraki kırmızı ışıkta durduğunda yine aynadan baktı.

Adam bu kez kadına bakıyordu. Kadınsa camdan dışarı bakıyordu.

Kadın elini ceketin altından çıkarıp adamın dizinin üzerindeki eline dokundu.

Adam başını ona çevirdi. Kadın elini çekmedi.

Işık değişince taksici yeniden önüne döndü.

Adamın verdiği adrese yaklaşırken hangi sokaktan gireceğini sordu.

Bu kez kadın cevap verdi.

— "Bir sonrakinden sağa dönebilirsiniz."

Taksici sinyal verdi.

"Birlikte mi oturuyorlar acaba?" diye düşündü.

Sağa döndü.

Biraz ilerledikten sonra kadın:

— "Şu sağdaki binanın önünde durabilirsiniz," dedi.

Arabayı kaldırıma doğru yanaştırdı.

Durduğunda aynadan arkaya baktı.

Kadın doğrulmuş, kapının koluna uzanıyordu. Adam cebinden cüzdanını çıkardı.

Kadın kapıyı açıp indi.

Adam parayı uzattı.

Taksici parayı alırken bu kez elini daha net gördü.

Sol elinde ince bir alyans vardı.

— "İyi geceler."

— "İyi geceler," dedi adam.

Adam da kapıyı açıp indi.

Taksici hareket etmeden önce dikiz aynasından baktı.

Kadın birkaç adım ötede durmuş, adamı bekliyordu.

Adam yanına geldi.

Birlikte binaya doğru yürümeye başladılar.

Önüne döndü. Direksiyona dayadığı ellerine baktı. Bir süre parmağındaki alyansı inceledi.

Silecekler aynı hızda çalışmaya devam ediyordu.